Etiketler

12 Ağustos 2012 Pazar

2012 Chios deneyimlerim 1

Benim gibi sakız çiğnemeyi sevmeyen birisinin sakıza durmadan gidip gelmesi nasıl bi ironidir!!! Bilemem... Meşhur lafımı eder geçerim mukadderaaaat! ;))

Geçen sene günü birlik deneyimler yaşadığım Sakız'a bu sene kalmalı gittim... Hemi de 2 defa... 30 Ağustos'ta vizem bitiyor vizem bitene kadar 1 sefercik daha kalmalı keyif yaşarım gibime geliyor...

Efenim, Egebirlik gazetelerde tabi ki ege baskılarında (ay siz bilmezsiniz burda tüm gazetelerin ege baskısı var canlar...) sayfa sayfa otel kampanyalı ilanlarını verince ben de gaza geldim... Gittim indirimli bilet ve konaklama istiyorum dedim... İndirimli bileti verdiler ama konaklama sağlayamadılar... Çalıştıkları 3 yıldızlı otel doluymuş!!! 
Eee dedim nolcek?
Gidin orda kalacak yer bulursunuz dediler...
Bulurmuyum dedim... 
Heee dediler...
Bulamazsam gemide yatarım, Sakızda ki acentanızı dağıtırım filan dedim...
Ok ok diyerekten beni yolladılar...
Bendeki de ne cesaret! Tamam güccük bi ada ama insan kalacak yerini filan ayarlar... Elimde tayni çanta-notlarım elimi kolumu sallaya sallaya yatacak yerim olmadan yatıya gittim komşuya !!!

Çeşme-Sakız 45 dakika sürüyor... 09.30 da Çeşme Ulusoy Limanından kalkıyor gemicikler... Yunanistan'da biz de deniz ülkesiyiz amma 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemin dandik deniz taşımacılığı wallah çok utandırıyor beni... Takadan bozma feribotlar gibi geliyor bizim adalarla ulaşımımızı sağlayan feribotlar! Walla komşunun ahtapotlarından, kalamarlarından sonra en mi en çok feribotlarını kıskanıyorum!!! Bizde deniz ülkesiyiiiiz wallaaaa!!! :p

Ege Birliğin bir tane büyük takadan bozma feriboyu var... Gece taka ferilerimiz Sakız'da kalıyor... Sabah 8'de Sakız'dan kalkıyor ve bizi almaya geliyorlar... Çeşme'den en son taka feri 7'de... Sakız'dan 6'da. Gece niye sefer yapmıyorlar bilmiyorum... Ege oyun oynar diye mi korkuyorlar yoksa müşteri mi yok...  Bence sabah 09.30'da gidip gece 23.30'da dönmek süper olurdu...Gündüz gez akşam  keyfini de yaşa dön... Bunu yapamadığın için yatılı gitmek zorunda kalıyorsun... Beaaaaa !!! :)))

Sakııız görüldüüüü !!! Sakız dergilerde görmeye alışık olduğumuz Yunan adalarından değil... Öyle her yerinden mavi dome'lu kiliseler c-eee yapmıyor... Geçen sene ki yazımda da yazmıştım, bu adanın atası Cenevizliler...  Ceneviz kökenini bir çok yerde, Osmanlılığını ise sadece Sakız merkezde kale içinde görebilirsiniz... 

Fotoğraflarımı gören bir sürü arkadaşım aaay-ııyyk yaptı Sakız için... Yaw her adanın Mikanos-Santorini-Simi olma iddası yok! Evet şu an Yunanistanınlar... ama ondan önce Osmanlılarındı... ama Osmanlı öncesi tarihleri de var bu adaların... Hepsi kendi tarihine-mimarisine sahip desem büyük laf etmiş olmam! Hepsini tarihi geçmişleriyle ele almak ona göre değerlendirmekte fayda var...

Sakız Ceneviz geçmişini çok güzel korumuş bir ada... Evet limana inip şehrin sokaklarında dolanmaya başladığınızda tat vermiyor ama adanın içlerinde size nefis sürprizleri var... Orataçağ Sakız yerleşimleri 21.yy da yapıldıkları dönemden daha canlı ve işevsel  olarak karşınıza çıkıyor mesela... Sanat tarihçisi-Mimar vs. değilseniz bile adanın iç bölgelerindeki mimari sizi çok cezbetmese bile bu güne kadar görmemiş olduğunuz bir şeyi görmenin heyecanına siz de kapılıyorsunuz...

Yok öyle her ada mavi dome'lu, bembeyaz evli... Mikanos ve Santorini bırakın Yunanistan'ı tüm dünya için özel ve ayrı! 

Öncelikle bunu açıklığa kavuşturmak gerekiyodu çünkü maalesef bi yanlış algı söz konusu adalara karşı! ;) 

Sakız limanı/gümrüğü efem... 

Limanda demirli duran bu tayni şeyle aramızda bi tatsızlık çıkarsa bize saldıracaklar her halde... :pppp



Bizim taka ferimiz demirlerken limana kendinden emin bir edayla yaklaşan ana kara- adalar arası ulaşımı sağlayan Yunan feribotu gelirkene... Yaw hiç bi yetkilimiz şunları görüp utanmadı mı yaaa!!! Ben bunlara feri dolmuş adını taktım... 25 dakka duruyorlar adada... İndirme bindirme sonra hooop yola devam... :) 
Kaptan bey arkadan 2 Rodos yolladılar... :pppppppp

Bu sene güya 'vize' kapıda verilmeye başlandı!!! Efenim 48 saat öncesinden gitmeyi planladığınız acenta aracılığıyla başvuru yapmanız gerekiyormuş!!! 2 tane biometrik fotoyu dilekçeyi firmaya veriyosunuz onlar karşıya bildiryoooo siz gidiyosunuz kapıda -sakızda bu sene yapılmış ahşap baraka-60 avro bayılıp 15 günlük vizenizi alıyosunuz! Bence ölme eşeeem ölmeee!

60 avro bence çok! Ben üstüne biraz daha para verip aslanlar gibi 1 veya 2 senelik vize almayı tercih ederim. Tamam komşumun maddi sıkıntısı var da leeeyn ben de multi milyarder değilim!!! 60 avroyu vizeye vereceğime esnafına harcim!!! deee çarşıda pazarda harcadığımız paralar hükumetin cebine girmiyomuş o bakımdan kapıda bence güccük soygun sayılabilecek soyguna maruz kalıyoruz!!! Yani bilmiyom komşum yaaa benim gibi seni sever bi gezgeçe ve vize darbesi yip duran halkıma...

Yeminlen ilginç bi hatunum! Git önce kalacak yerini ayarla dimi? I-ıh ilk önce gittim araba kiraladım! Gezim tozim akşama bi yer bulurum dedim!!! Güccük ama yeni bi araba istiyorum dedim bana günlüğü 35 avroya ahanda bunu verdiler! Dıştan cillop... Güccük mücüük ama 6 vitesli şşşş ;) Elbet 6 ileri bi geri :ppp 20 senelik şöförüüüüm ulan bu neeaaa!!! Debriyaj ın D si kalmamış!!! Lise sondayken araba kullanmayı öğrenme deneyimlerimde bu kadar arabayı istoplamamışımdır!!! 3 gün boyunca arabayı istop ede ede... İlk gün trafik ışıkları cehennemim oldu!!! Arabayı kaldırıcam diye bi amuda kalkmadığım kaldı!!! Bu arada arabayı sert-mert kullanırım ama çok nadirdir istop ettirmem arabayı... İnsanlık halidir bazen olur... Lafa dalarsın, radyoyla oynuyosundur o sıra da ayağına yeterince sinyal gönderememişsindir 40 yılda bir no problema daaa !!! Elimden ehliyetimi alsalar gıgım çıkmazdı yani !!! O kadar istop ettik kii!!!! Karizmam çizildi leeeeyn!!! :))))

Işıklarda istop ede edeee ilk durağım Karfas'a geldim... Nefis bir plajı olan sayfiye yeri... Ada da bir sürü nefis plaj olabilir ama burası benim için tek! Sakızdamıyım beni mi arıyosunuz ilk bakacağınız yer burası... Diğer yerler daha sonra... ;) 

Adamların deniz kültürünün hastasıyım yaa!!! Denize girilebilecek her plajda soyunma kabini ve duş var!!! 



Temiz-düzenli... Koca plajla tek bir adam ilgileniyor... Adam öyle bi yanmış ki zenci zannediyorsunuz adamı!!! 



Plajda bir sürü cafe var... Bir tanesine çöktüm ve Yunanlı aşkımı sipariş verdim... ;) Su daha önce de yazdığım gibi bir yere oturduğunuz da ilk gelen şey... kale içinde pet şişelerden ücret almıyorlar... Sürahide gelen sular zaten ücretsiz de kale içinde adam ücretsiz veriyor pet şişe suyu...

Çoktaaan öğlen olmuştu... Veee memleketimde maalesef ağız tadıma göre yapılamayan ahtapotu komşuda yeme zamanı gelmişti! Tayni fava-zeytin-ekmek-bira-ahtapot!

5 dakka sürdü sürmedi silip süpürmem ;)))





Ilıca plajında can kurtaran yok!!! Pek bi solucan bişi ama Karfas'da var!!! Bebeem memleketim yerine komşuyu siz bana tercih ettiriyosunuz yaaaa !!! 


Karnımı doyurdum 1 tanecik bira içtim arabama atladım veee güneyi keşfe çıktım... Geçen sene Pirgi ve Mestayı görmüştüm ama arabamla yol üstündeki köylere-manastırlara gire çıka keşif gezisi yapmak istediğimden tekrar gittim o taraflara...

Kaşif ruhum hortladı mukaderaaat !!! Ahan da böyle dağ başı! İn cin top oynuyor ama olsun kiliseyi görücem ben dedim bi kere...



Eyvallah dağa tırmandım kiliseye yayan olarak da ulaştım ama eee papaz yok!!! Ulan 2 okutsaydım kendimi bi  mum yaksaydım... Dilekler dileseydim... Bu arada gördüğüm en çapkın papaz Mikanostadır... Şşşş ;) Kimseler olmayınca, kapıda kitli olnunca koca dağda benden başka kimse olmayınca ben de Ozy ce ibadetlerimi yapıp arabama atlayıp birazcık daha debriyajına alıştığımı varsayarak yoluma koyuldum... 

Pirgi köyüne giderken Armolia köyü var. adanın seramik cenneti... Mum sever benim içinde cennet... Elbet park ettim ve alışverişe başladım... ;)


Güven denen şey bizim memleketimizde yok... Yaptığım alışveriş biraz çok olunca kredi kartımla ödeyim dedim... kartın arabadaki çanta da kaldığını fark ettim... Arabaya gidip gelicem dedim, hatun aldıklarımı paket edip bana verdi arabaya götür gel dedi... Ulan turistim ben!!! Tamam ada küçük bi yer limanda bekleyen teknen yoksa adadan kaçman zor da... Ama yine de her şeye rağmen güvenmek parasını ödemeden aldıklarımı verip beni yollamak!!! Çok başka tarifi imkansız bi deneyimdi... Kendi memleketim de kolay kolay yaşayamayacağım! 

Vee binalarının dış cephelerini dantel gibi işleyen kent; Pirgi! Pirgi şehir merkezine 25km uzaklıkta. 









Ortaçağ kale kenti olan Pirgi'nin eskiden sadece 1 tane giriş kapısı varmış... Ex yazımda daha detaylı bilgi var Pirgi için... 



Pirgi Meydanındaki cafeler keyif yapmak için birebir... Hep öğlen saatine denk geldim! Akşam üstünün serinliğinde süper keyifli olur da... bakalım ni zamana kısmet olcak ;) 


Geçen senede aynı balkonun fotoğrafını çekmiştim... Sakız'da domatesler asılarak kurutuluyor... ;)



Ve Mesta. Labirent köy! Bu sefer ön kapıdan değil arka kapıdan girdim... Aman tikkat kaybolabilirsiniz... Duvarlarda yazan çıkış yazılarını takip edin kaybolursanız... ;)


Labirente merhaba... 





Meydanda ki bu taverna da her gün değişik bir yemek çıkıyor... Tur alıpda gezerseniz buraları genellikle burda yeme-içme molası veriyorlar...


Adada ki en pahallı frappe burda!!! Her yerde 2 avro burda 2.50! Nee pahallı ;)






Ana girişin ordaki durak...





Mesta'nın 4 km dışında Limenas adında limanı var... Beni bulacağınız 2. yer burası... Çok şirin bir balıkçı limanı... Bir gece orda kalmak çok ama çok keyifli olurdu... Tavsiye ederim...

Burda kalınır... 
Burda yenir...





Burda yüzülür... Ben çok sevdim Limenas'ı... Ye iç seviş yüz oku düşün uyu... bir gece geçirmeliyim orada... 



Akşam olmak üzereyken Sakıza döndüm, arabamı kalenin orya park ettim ve yollara düştüm... Vee müdavimi olacağım geceliği 25 avroluk sahile yakın çarşı içinde bir otel buldum! Sahildekileri çok tavsiye etmiyorum çünkü mekanlar saba kadar açık ve müzik sesi sabah 5'e kadar odanızda olur... Bu otel ara sokakta olduğundan sadece limana yakın olmasından dolayı gece yarısından sonra kıskandığım feribotların sesi derinden de olsa geldi...

25 avroya olan oda bu... Bence yeter... sabah çık akşam gir bi durum için bene bene... Banyo fotosu duştan sonra çekildi... Birazcık dağnık hali odanın ama idare edin ;)


Odanın manzarası çarşıydı... O da da kim kaldı ki manzarası önemli olsun... Duştan sonra akşam yemeği için Delfiniaya gidildi... 



Aile işletmesi olan Delfinia sahildeki en iyi restoran... Sahibi Yannis çok sempatik...




Benim Yunan adlarında menüm bellidir, fava, greek salad, ahtapot, kalamar ve varsa jumbocuk karides ;)
Bu kalamar koyna alınır yaaa... Walla... Pamuk pamuuuk ;)




Delfinia'da keyifteyken dolmuş feri geldi...





Anaaam anaaam daha yanaşmadan kapaklar fora !!! Eee dedim dolmuş feri diye! :p




Yanaşma tamam sıra yolcu indirme bindirme de...




Sahilin gece manzarası... Yorgunum artık uyuma zamanı...




Anam o ne!!! Hangi klimadan geliyo o ses!!! Balkona çıkıyorum ve... Ses klimadan gelmiyomuş meğersem... Meğersem sabahın 01.30'da dolmuş feriler çalışıyomuş!!! 


Feri uykumu kaçırınca bi mimar olarak kendime yapmayı akıl edemediğim, dandik geceliği 25 avroluk otelcikte bulmayı hiç düşünemeyeceğim ışıklı aynanın önüne çöküp İstanbul'a dönene kadar kimselere emanet edemeyip anca kendim sıktığım (tabi Umay ellemee sen elledikçe mahvediyosun diye ağzıma... yapacak ama ossun dayanamadım ;) )  cildimi mıncıklamaya başlıyorum! Nassı nefis bi ayna... O yeaa sabahın bilmem kaçında siyah nokta avcılığından aldığım keyfi  ancak bir kadın anlayabilir... ;) Ben bu oteli seviyorum yaaaa ;))) 

Ne hikmetse uyku geldi gitti... sabahın 5'de bişi dürttü ve üstümü giyindiğim gibi sokağa attım kendimi... Oooo tanrıııım güneş doğuyooooo !!!


Güneş doğudan doğar... Evet... Bunu bilmek ayrı görmek-yaşamak ap ayrı...
Nasıl muhteşem bir görüntüydü... anlatamam makinem bile yaklayamamış! Secde etme arzusu duyuran, sanki o an denizin içinden bir kıta doğuyormuş gibi hissettiren muhteşem ama ürpertici hatta korkutucu...

Tüm sevdiklerim karşıda... Uykuda... Onların üzerine güneş doğuyor... farkında değiller, onlar aydınlanırken gece sabaha kavuşurken ben karşıdan onları izliyorum... Ben hala alacalıktayım... Onlar pembelikte... Canım ülkem üzerinde doğan güneşi izlemek tarifi imkansız duygular yaşatıyor bana... Mutluluk hüzün korku ürperme...

Günaydın sevdiceklerim henüz uykudasınız ama günaydın...
Otele dönüp kestirme zamanı... Sabah kuzey Sakızı keşfedeceğim...
Uykuya yeniden bırakırken kendimi, tanrım sevdiklerimi koru çıkıyor fısıltı halinde dudaklarımdan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder